OGame Usta Kalemler Şiir Başlığı (Doğaçlama, Alıntı)

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • Kalma leke kovulmak var ölmek var
      Van gölünde düşman yüzemez hey hey
      Bizimdir ovalar bizimdir dağlar
      Kimse bize sınır çizemez hey hey

      İman temelimiz ilim çatımız
      Üç kıtada oynamıştır atımız
      Hepimiz birliğe siyasetimiz
      Kimse parçalayıp bozamaz hey hey

      Aşık Ruhani'yim ipek huyumuz
      Esen fırtınayız şahlanan suyuz
      Bahadır yürekli necip soyluyuz
      Dünya düşman olsa ezemez hey hey

      Tortumlu Aşın Ruhani (Mustafa Temel)......

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.

      The post was edited 1 time, last by franklinda ().

    • Ala gözlüm meni Mecnun eyledin
      Humarranıf serhoş bahma bir yana
      Men ezzinem bir yana
      Dara zülfün bir yana


      Od saldın üreğime başına
      Gorkurah ki alışa bir yana
      Eğer bend olmasam zülfün teline
      Baş götürrem bu ülkeden bir yana


      Çıldırlı Aşık Şenlik......

      Ehl-i islam olan işitsin bilsin,
      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
      İsterse Uruset ne ki var gelsin

      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

      Guşanın kılıcı geyinin donu
      Gavga bulutları sardı her yanı
      Dağda goç yiğidin şan alma günü
      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana


      Gavga günü namert sapa yer arar
      Er olan göğsünü düşmana gerer
      Cemi ervah bizden meydana girer
      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana


      Boz atlar üstünde gılıç çalınır
      Can sağ iken yurt vermeniz
      Hele Alosrnan'ın görmemiş zorun
      Din gayreti olan tedarik görün
      Al tepip baş kesin Kazak'ı kırın
      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana

      Benesferdir bilin Urus'un aslı
      Orman yabanisi balıkçı nesli
      Nınzır sürüsüne dalıp kurt misli
      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana

      Şenlik durursuz atlara minin
      Sıyra gılıç düşman üstüne sürün
      Artacaktır şanı bu Al'osmanın
      Can sağ iken yurt vermeniz düşmana

      Çıldırlı Aşık Şenlik......

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.

      The post was edited 1 time, last by franklinda ().

    • Hasretin birikiyor gönlümün en derinine.
      Susuyorum, konuşmak istedikçe daha çok susuyorum.
      Yüzün geliyor hatırıma,
      Bir an da gülümsüyorum ince ince.
      Yüzümdeki gülücük kaslarım hareket ettikçe;
      Kalbim sanki ondan enerji alırcasına,
      Harekete geçiyor, durduramıyorum.
      Yerinden çıkmaya ramak kala;
      Sesin fısıldıyor kulağıma.
      Öyle hoş, öyle derinden.
      Bir an da duruluyorum.

      Aratus

      ~Kahkahalar bugün senin; peki ya bundan sonrası?
      ~Bugünün elleri boştu ya yarın? Eli dolu gelir mi? Ümit var mı?
    • İkimiz birden sevinebiliriz, göğe bakalım.
      Şu kaçamak ışıklardan, şu şeker kamışlarından,
      Bebe dişlerinden, güneşlerden, yaban otlarından;
      Durmadan harcadığım, şu gözlerimi al, kurtar.
      Şu aranıp duran korkak ellerimi tut,
      Bu evleri atla, bu evleri de bunları da
      Göğe bakalım.

      Falanca durağa şimdi geliriz, göğe bakalım.
      İnecek var deriz, otobüs durur, ineriz.
      Bu karanlık böyle iyi aferin.
      Herkes uyusun, iyi oluyor hoşlanıyorum;
      Hırsızlar, polisler, açlar, toklar uyusun.
      Herkes uyusun, bir seni uyutmam bir de ben uyumam.
      Herkes yokken biz oluruz, biz uyumayalım.
      Nasıl olsa sarhoşuz, nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda.
      Beni bırak, göğe bakalım.

      Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum, göğe bakalım.
      Tuttukca güçleniyorum, kalabalık oluyorum.
      Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi, ağaçlar gibi;
      Sularım ısınsın diye, bakıyorum ısınıyor.
      Seni aldım bu sunturlu yere getirdim,
      Sayısız penceren vardı, bir bir kapattım.
      Bana dönesin diye, bir bir kapattım.
      Şimdi otobüs gelir, biner gideriz.
      Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, başka türlüsü güç.
      Bir ellerin, bir ellerim yeter belliyelim, yetsin.
      Seni aldım, bana ayırdım, durma kendini hatırlat.
      Durma, kendini hatırlat.
      Durma, göğe bakalım.

      Turgut Uyar

      ~Kahkahalar bugün senin; peki ya bundan sonrası?
      ~Bugünün elleri boştu ya yarın? Eli dolu gelir mi? Ümit var mı?
    • Mecnun’un hayale daldığı gibi
      Baksaydım yüzünün bir ay ağına
      Yunus’un deryada kaldığı gibi
      Takıldım zülfünün bir ayağına

      Nazlı yar zülfünü yele serse de
      Sarp kaya savrulmaz yel eserse de
      Çakallar boynuna yele serse de
      Gelemez arslanın bir ayağına

      Der Firkatî kış bulanık, yaz arı
      Hiç durmadan çalışırmış yaz arı
      Vardır nice tecnislerin yazarı
      Gücü yetmez senin bir ayağına


      Erzurumlu Aşık Mustafa Alkan...

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.
    • Vara vara vardım ol kara taşa,
      Hasret ettin beni kavim kardaşa,
      Sebep ne gözden akan kanlı yaşa,
      Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm
      Nice sultanları tahttan indirdi
      Nicesinin gül benzini soldurdu
      Nicelerin gelmez yola gönderdi
      Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm
      Karacoğlan der ki kondum göçülmez
      Acıdır ecel şerbeti içilmez
      Üç derdim var birbirinden seçilmez
      Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm (Karacaoğlan)


      Yiğidin eyisini nerden bileyim
      Yüzü güleç, kendi yaman olmalı
      Kasavet serine çöktüğü zaman
      Gönlünün gâmını alan olmalı
      Benim sözüm yiğit olan yiğide
      Yiğit olan muntazırdır öğüde
      Ben yiğit isterim fırka dağında
      Yiğidin başında duman olmalı
      Yiğit olan yiğit kurt gibi bakar
      Düşmanı görünce ayağa kalkar
      Kapar mızrağını meydana çıkar
      Yiğidin ardında duran olmalı
      Sâfi güzel olan, şol bazı kötü
      Yiğidin densizi ey'olmaz zati
      Gayet durgun ister silahı atı
      Yiğit el çekmeyip viran olmalı
      Karac'oğlan der ki çile çekilmez
      Hozan tarlalara sümbül ekilmez
      Sak yabancı ile başa çıkılmaz
      İçinden sıdk ile yanan olmalı (Karacaoğlan)


      Uykudan uyanmış şahin bakışlım
      Dedim sarhoş musun söyledi yok yok
      Ak ellerin elvan elvan kınalım
      Dedim bayram mıdır söyledi yok yok
      Dedim ne gülersin dedi nazımdır
      Dedim kaşın mıdır dedi gözümdür
      Dedim ay mı doğdu dedi yüzümdür
      Dedim ver öpeyim söyledi yok yok
      Dedim aydınlık var dedi aynımda
      Dedim günahım çok dedi boynumda
      Dedim meh-tab nedir dedi koynumda
      Dedim ki göreyim söyledi yok yok
      Dedim vatanın mı dedi ilimdir
      Dedim bülbül müdür dedi dilimdir
      Dedim Nesimi Şah dedi kulumdur
      Dedim satar mısın söyledi yok yok (Kul Nesimi)

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.
    • Rabb'im Allah Celleşanu Hak keremler kânıdır
      Celleşânu on sekiz bin âlemin sultanıdır.
      Hak keremler âlemin üstüne rahmiyle bakar
      Kânıdır sultanıdır rahmiyle bakar Ganî'dir

      Peygamberim Mustafâ'dır nûr-ı zâtı Zü'l-celâl
      Mustâfa'dır Fahr-ı âlem buyurdu azze ve cel
      Nûr-ı zâtı buyurdu yek-dânesin hem-bî-bedel
      Zü'l-celâl azze ve cel hem bî-bedel fermanıdır

      Ba'de-senâ erdi ilim fetholundu bâbımız
      Erdi ilim çün cihâna yetişti matlabımız
      Fetholundu yetişti imdâda kitâbımız
      Bâbımız matlabımız kitâbımız Kur'ân'ıdır

      Ehl-i sünnet ve'l cemâat mezhebimdir lâcerem
      Ve'l cemâat fi'l-beşâret meskeni Beytü'l-Harem
      Mezhebimdir meskeni Hacc-ı ekber Huld-ı İrem
      Lâcerem Beytü'l-Harem Huld-ı İrem ihsanıdır

      Ey MÜDÂMÎ bî-kusûrdur cevher olan sendeki
      Bî-kusûrdur la'l ü yakut varsa ne haznendeki
      Cevher olan varsa ne haznendeki lisandaki
      Sendeki haznendeki lisandaki Rahmanîdir


      Pososlu Aşık Müdami......

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.
    • Âşık Ömer :
      İtme cefâ bana şehâ cevr ü cefâ görme sezâ
      N'ola vefâ etsen eyâ lutf u edâ hûrî likâ

      Cevr ü sitem virdi elem bana bu dem ey gül-i fem
      Eyledi gam kaddimi ham kem diyemem ol sânemâ

      Ey pür edeb n'oldu sebeb bilsem aceb bedende heb
      Her rûz u şeb çeşm-i gadep renc ü itab turfa belâ

      Var mı güzel sana bedel sînemi gel tîğ ile del
      Vaslına el irse sehel n'ola mahâl kân-ı sehâ

      Dağ-ı derûn dilde füzûn bağrımı hûn eyledi çün
      Aşk u cünûn oldu nümûn sabr u sükûn vire Hüdâ

      Gamzen aman âfet-i cân dökmede kan şah-ı cihân
      Ehl-i imân külli hemân eyledi cân sana fedâ

      Şâm ü seher dilde keder dağ biter uz-i ciğer
      Eyleme dar âhım irer birgün ider sana şehâ

      Ey büt-i Çin âliye kin itme hemin vasla yakîn
      Eyle şirin şah-ı güzin ÖMER'i hazin itme canâ

      Kâmilî:
      Vasf edelim yârımızı başlayalım sohbetine
      Harc edelim varımızı aşk yolunun vuslatına

      Dil sana kimse uyamaz Sırrını ağyâr duyamaz
      Teşne olanlar doyamaz la'l-i lebin lezzetine

      Şehr-i dili saklayalım her kırığı ekleyelim
      Tekkemizi bekleyelim pirimizin himmetine

      Sende vefâ görmeyelim zevk u safâ sürmeyelim
      Hiç birimiz girmeyelim sofuların halvetine

      Nefse uyup gezme gönül sen de vefâyı ara bul
      Ağzın açar gonce-i gül andelibin firkatine

      Uyma gönül nefsine sen benlik edüp sen deme ben
      Mürşidine hürmet eden nâil olur himmetine

      Sırr-ı mu'ammâyı bilen nokta-i kübrâyı bilen
      "Nahnü kasemnâ" yı bilen râzı olur kısmetine

      Hüsn ü güzel lâyıkını kendi bilir sâdıkını
      Ma‘şukunun âşıkını da'vet eder rü'yetine

      Gözle tefekkürle kader âşık isen çekme keder
      Zerrece aklı mı erer kudrete Hak hikmetine

      Hüsnü güzel envâr imiş ruhleri hem ahmer imiş
      Leblerinin benzer imiş lezzeti bal şerbetine

      Söyle KEMÂLÎ emelin "bezm-i elest"dir bu demin
      Sabr edelim künc-i gamın derdine hem mihnetine

      Dertli:
      Medhine meddâh olalım hüsrev-i hûban güzele
      Vasfına sözler bulalım dinleye yârân güzele

      Benzeyemez hûr u melek hidmetine çektik emek
      Dişleri zen şâne gerek zülfü perîşân güzele

      Dayanamam nazlarına tûti gibi sözlerine
      Çekme sezâ gözlerine kuhl-i Sıfâhan güzele

      Söyleme efsâne gibi bakması bîgâne gibi
      Şem'ine pervâne gibi yan güzele yan güzele

      Söylese diller dolaşır bakmaya gözler kamaşır
      Sırmalı kaftan yaraşır serv-i hırâman güzele

      Yüzüne zer hızma ile cebhe zeheb düzme ile
      Başta oya yazma ile yakışır elvan güzele

      Serv-i sehî kâmetime kâmet-i kıyâmetime
      Gelse eğer da'vetime kesmeli kurban güzele

      Emrine tâ'at edelim cevrine gayret edelim
      Hâneyi halvet edelim bir gece mihmân güzele

      Câm ile mey süzdürelim bezme şeker ezdirelim
      Seyr ederek gezdirelim bağ ile bostân güzele

      DERTLİ-i efkendeleriz vasfını gûyendeleriz
      Can ile baş bendeleriz şimdi Âlişân güzele

      Erzurumlu Emrah:
      Sevdi gönül bir püseri sanatı terzi güzeli
      Hüsnünü bir muhtasarı şerh ederek söylemeli

      Matla'ının fâikını sohbetinin lâyıkını
      Ben gibi bir âşıkını eylemiş aşkıyle deli

      Düştü gönül çâresine kaşlarının karesine
      Çehre-i mehpâresine yandı derûnum göreli

      Vardı ellerim eline tutuldu dilim diline
      Kâkülünün bir teline bağladı bu cân u dili

      Kendi güzel nâmı güzel gönlüme âramı güzel
      Lehçe-i gül-fâmı güzel dinli bu rengîn gazeli

      Âşıka cânân görünür dertlere dermân görünür
      Sûretâ insân görünür sîreti her mâhasalı

      Mâderinin nesli peri la'l-i Bedehşân güzeli
      Galibâ anın pederi zâtına gılmân demeli

      Çünkü söz olmaz sözüne kaşına şehlâ gözüne
      Hâsılı dünya yüzüne gelmemiş aslâ bedeli

      Rehberi akrânı da yok lutfu da ihsânı da yok
      Vaslına imkânı da yok bilmem amma neylemeli

      Süslüce püsküllü fesi görmeden oldum sevesi
      Sîm ü zere çok hevesi vardır anı n'işlemeli

      Bezl edüben sîm ü zeri sevmeli böyle püseri
      Mâl ü mülkü cân u seri cümle fedâ eylemeli

      Ruhları gül pembe beden nâz ü edâ hokka dehen
      Bir mecidiye verüben bir öpücük istemeli

      Sofrasına kim ki banar nârına elbette yanar
      Bûse ile dil mi kanar âguş alıp dişlemeli

      Mâilim ben mah cebîne durma sarıl gabgabına
      İşliğinin her cebine dökmeli altın kümeli

      Gönlünü memnûn edelim bu işi kânûn edelim
      Mikrasın altın edelim İncitmesin nâzik eli

      Dikse dikiş nâz ederek hem utanıp hem gülerek
      Söyledi cânım diyerek yiyesim geldi o dili

      Kâh üzülür kâh büzülür kâhi gözü boş süzülür
      İncedir beli üzülür çokça sıkıp öpmemeli

      Şehrinin içinde gezer gördüğünün bağrın ezer
      İğnesi hem yüksüğü zer goncası sîm işlemeli

      Öyle şeref ü nâz ile aynalı yelpâze ile
      Bir gümüş endâze ile ölçmeli ol ince beli

      İsmini anın diyemem çekmesin ol gonca elem
      Üç yüz ona düştü rakam ebcedi harfin temeli

      Çağırır EMRAHÎ habîb koyma bizi böyle garîb
      İster isen derde tabîb zikreder gör Lem-yezel

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.
    • Ayş ve işret fidanı yetişiyor, gül yanaklı sakî nerede ?
      Bahar rüzgârı esiyor, lezzetli şarap nerede ?
      Her taze gül dâima bir gül yanaklıyı hatırlatmakta
      Fakat, söz dinleyecek kulak, ibret alacak göz nerede ?
      Muhabbet meclisinde başka güzel kokuya ihtiyaç yoktur.
      Ey güzel nefesli sabah vakdi ! Sevgilinin mis kokulu zülfü nerede ?
      Ey güzel ! Yüzüne örttüğün örtüyü kim çeker ?
      Ey Cennet Kuşu (yâni sevgilim) sana yeni suyu kim verir?



      Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.
    • Berk-i gül-i gülzârı hıyâm eyledi bülbül
      Gülşende yine ayş-i müdâm eyledi bülbül
      Hasıl bu ki tahsil-i meram eyledi bülbül
      Hûn-i dil-i mey, gancayi câm eyledi bülbül
      Bezm-i gülü nâleyle tamâm eyledi bülbül

      Dünyayı harab etse n’ola sıyt-ü sadâdan
      Ol goncanın açıldığının işitti sabâdan
      Uşşâka yine zemzemebahş oldu mevâdan
      Her nâlede bir nahl-i güle kondu safâdan
      Her nağmede tebdil-i makam eyledi bülbül

      Taht-ı çemen olunca yine goncaya temlik
      Ezhât-ı bahar eylediler cümlesi tebrik
      Kasd etti ki rahat ola şeb-i târik
      Gevhâresini gerçi nesim eyledi tahrik
      Amma ki güle hâbı haram eyledi bülbül

      Etmiş yine nûş-i arak-ı şebnem o nalân
      Olsa n’ola divâne vü mecnûn ü perişan
      Ol goncayı gördükte olub vâlih ü hayran
      Etti sözün âmihte-i şekve-i hicran
      Mest olmağile halt-ı kelâm eyledi bülbül


      Terk etti dil ü dîde yine rahat ü hâbı
      Itrî n’ola azm-i çemene etse şitâbı
      Olmuş yine zencir-i cünûn gülşenin âbı
      Dün geldi sabâ sahn-ı çemenden dedi
      Nabî Hâk-i reh-i destura selâm eyledi bülbül


      Sayesi düşmez yere bir böyle nahl-i Tursûn
      Mihr-i âlemgîrsin baştan ayağa nûrsun
      Târik-i gülzâr-ı âlem, mâlik-i milk-i âdem
      Münkirine mahz-ı matem, mü’minine sûrsun
      Sensin ol Şeh kim Süleymanlar kapında mûrdur
      On sekiz bin âleme hükmetmeğe me’mûrsun
      El benim dâmen senin ey Rahmeten lilâlemin
      Şöhretim isyan benim, sen afvile meşhursun


      Padisah-ı evvelin ü kıblegâh-ı âhirin
      Evvel ü âhır imam ül-enbiyâ mezkûrsun
      Ya Resulallah umarım diyesin jtiz-i ceza
      Gerçi cûrmüm çoktur amma Itrîye mağfûrsun


      Bakmazsa rûh-i dilbere a’-da safa nazar
      Sen sun’-i Hak’kı eyle temâşâ safa nazar
      Mihr u mehe bakar mı cemâlin gören dedim
      Baktı dedi ol âyine-sima safa nazar
      Tûtî-i âyine-dili ol sine şöyledir
      Olsun hezâr bağda guyâ safa nazar
      Dil nâzır-ı gubâr-ı derindir dedim, dedi
      Caizse kühl-i dide-i bîna safa nazar
      Dildar hal ü hatt-ı lebin göterip dedi
      Hubb u gubar u bade müheyya safa nazar
      Yoktur nazir hüsnüne birdir iki değil
      Mislin görürse nerkis-i şehlâ safa nazar
      Geh vasi ü gâh hicr ü gehi nuş u gâh nîş
      Hal-i cihan böyle azizâ safa nazar
      Bu nev zuhur sahid-i nazmın görüp eğer
      Itrî nazire derse ehibbâ safa nazar


      Aşık oldum bin can ile,
      Gözlerim doldu kan ile,
      Geçti ömrüm hicran ile,
      Terk eyledin âhir beni.

      Kerem eyle dostum bana,
      Dil ü canım verdim sana,
      Bakmaz oldun benden yana.
      Terk eyledin âhir beni.

      Niçin yanıma gelmezsin.
      Hatırım ele almazsın,
      Semt-i vefayı bilmezsin.
      Terk eyledin âhir beni.

      Canıma kâr etti elem,
      Cürmüm nedir, suçum bilmem,
      Ben senin kurbanın olam,
      Terk eyledin âhır beni.

      Itrî’ye rahm eyle canım,
      Nice demdir ki giryânım,
      Nedir cürmüm a sultanım,
      Terk eyledin âhır beni.


      Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.

      The post was edited 1 time, last by franklinda ().

    • Talip olan gaziler yola gidelim,
      Ululardan ulu yol Allah Allah.
      Muhammed Ali’ye niyaz edelim,
      Gerçekler demine hü Allah Allah.

      Hasan Hüseyin’dir İmamlar Şahı,
      Zeynel Abidin’dir İmamlar mahı,
      Muhammed Bakır cümlenin şahı,
      Balkıya balkıya nur Allah Allah.

      Sahibim İmam Cafer’i Sadık,
      Ana nazar kıldı Muhammed Habib,
      Musa Kazım Rıza yareme tabib,
      Derdimin dermanın ver Allah Allah.

      Şah Taki Naki bu yolu açan,
      Hasan al Askeri müşküller seçen,
      Muhammed Mehdi’den bir dolu içen,
      Müminin kalbidir nur Allah Allah.

      Abdal Garip Musa’m derdime derman,
      Sen mürvet kanisin ey Şahı merdan,
      Cesedim içinde çağıra canan,
      Muhabbetli nazlı yar Allah Allah.

      Abdal Musa...

      Fosil Team : till i kares franklinda
      Canını sıkma hadi sende gel canı sıkılanlar derneğine . . .
      Yeni edit rekorum 5.379 adettir.
    • Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen.
      Herkesin perde perde çekildiği bir akşam,
      Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun.
      Ağzında eriklerin aceleci tadı,
      Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası.
      Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
      Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor,
      Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı,
      Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen,
      Uzun gecelerini, solgun gövdesini

      Şükrü Erbaş

      ~Kahkahalar bugün senin; peki ya bundan sonrası?
      ~Bugünün elleri boştu ya yarın? Eli dolu gelir mi? Ümit var mı?
    • Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
      Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
      Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
      Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
      İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
      Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
      Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
      Kopmaz kökler salmaktır oraya

      Ataol Behramoğlu

      ~Kahkahalar bugün senin; peki ya bundan sonrası?
      ~Bugünün elleri boştu ya yarın? Eli dolu gelir mi? Ümit var mı?